Yatsı Namazı’nı Cemaatle Kılmanın Fazileti (282. Hadis-i Şerif Dersi)

Ebû Hüreyre (r.a)’den rivayet edildiğine göre Nebiyy-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır:

“Münâfıklara, (cemâatle kılınan) Sabah ile Yatsı namazlarından daha ağır gelen hiç bir namaz yoktur. (Hâlbuki) bu iki namaz(ın cemaatin)de olan (ecir ve fazîlet)i bilseler emekleye, emekleye (sürtüne, sürtüne) de olsa onlara gelip hazır olurlardı.

Yemin olsun içimden öyle geçti ki, müezzine emredeyim kâmet getirsin, sonra bir kimseye emredeyim o da insanlara imamlık yapsın, sonra ben elime ateşli meşaleler alayım, ezanı işittiği halde namaza çıkmayanların evlerini başlarına yakayım!” (Buhârî, Ezân, 34)

Şerh:

Buradaki münafıklık, amel ve masiyet nifakıdır, küfür nifakı değildir. Yâni bu hadîs-i şerîfte kötülenenler, mü’minlerin cemâate devam hususunda tembel davra­nan zümresidir. Bunlar, îmândan büsbütün soyulmuş kâfir münafıklar gibi de­ğildir. Bunlar îmânsız münafıkların hallerine benzedikleri için, bu hâlden sakınmaları için kendilerine münafık denmiştir. Bunlar evlerinde namaz kılıyorlar. Hakîkî münafıklar ise kâfir olduklarından evlerinde namaz kılmazlar.

Münafıkların bariz vasıfları namazda tembellik, zekât ve infakta isteksizliktir. Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:

“Namaza kalktıklarında tembel tembel kalkarlar.” (en-Nisâ, 141)

“… Namaza ancak üşenerek gelirler ve istemeye istemeye infakta bulunurlar.” (et-Tevbe, 54)

Bu gibi kötü sıfatları taşıyan mü’minler, münafıklara benzetilmiştir ki gafletten uyanarak bu tembellikten kurtulsun, çirkin vasıflardan uzaklaşsınlar.

Diğer namazlar için camiye gelmek de münafıklara ağır gelmektedir ancak en ağırı bu iki namazdır.

%d bloggers like this: