HİLÂFET DEVRESİ / Halîfe Seçilmesi

May 21, 2016 in Hz. Osman (r.a)'dan 111 Hayat Ölçüsü

Hz. Ömer (r.a) yaralandığında kendisine:

“–Ey Mü’minlerin Emîri, vasiyette bulun, yerine birini tâyin et!” dediler.

Ömer (r.a) şöyle dedi:

“–Ben, bu işe Rasûlullah (s.a.v)’in kendilerinden râzı olarak vefât ettiği şu altı kişiden daha layık birini bilmiyorum: Hz. Ali, Hz. Osman, Zübeyr, Talha, Abdurrahman ibn-i Avf ve Sa’d (r.a).

Oğlum Abdullah da size şehâdet etsin! Onun hilafet işiyle hiçbir alâkası yoktur. Emîrlik, şayet Sa’d’a isabet ederse, mesele yok. Aksi hâlde, kim emîr olursa ondan istifade etsin. Bilesiniz, ben onu aczi veya hıyâneti sebebiyle azletmedim.”

Ömer (r.a) şunu da söyledi:

“–Benden sonra gelecek halifeye Ensâr’ı, Muhâcirîn’i, bedevîleri ve taşra halkını vasiyet ediyorum. (Onlara güzel muâmele etsin!)”

Ruhu kabzedilince onu çıkardılar. Yayan Hz. Âişe’nin odasına kadar geldiler. Abdullah selam verip:

“–Ömer izin istiyor!” dedi.

Hz. Âişe vâlidemiz (r.a):

“–Alın içeri!” dedi ve derhal içeri alındı. İki arkadaşı (Rasûlullâh [s.a.v] ve Hz. Ebû Bekir) ile birlikte oraya defnedildi.

Defin işlemleri bitince, hilafet hey’eti toplandı. Abdurrahman ibn-i Avf (r.a):

“–Seçimin asgarî ihtilafla yürümesi için aranızdan üç kişi seçin!” dedi.

Zübeyr (r.a):

“–Ben reyimi Ali’ye verdim” dedi.

Talha (r.a) da:

“–Ben de reyimi Osman’a verdim” dedi. Sa’d (r.a):

“–Ben de reyimi Abdurrahmân’a verdim” dedi.

Abdurrahman (r.a), Hz. Ali ile Hz. Osman’a:

“–Hanginiz bu işten çekilirse biz de halifemizi belirleme işini ona bırakırız. Allah ve müslümanlar onun üzerinde murakıbtır. O da kanaatince en iyi olanı araştıracaktır!” dedi.

Ancak bu iki büyük zât sükût ettiler. Bunun üzerine Abdurrahman (r.a) onlara:

“–Seçme işini bana bırakır mısınız? Allah en efdalinizi seçmem hususunda benim üzerimde murakıbdır!” dedi.

O ikisi de, “Evet!” dediler. Hz. Ali’nin elinden tuttu ve:

“–Senin Rasûlullah (s.a.v)’e yakınlığın, İslâm’da da kıdemin (önceliğin) var, bunu biliyorsun. Allah da üzerinde murakıbtır. Kasem ediyorum, seni seçecek olsam mutlaka adâletli olursun, Osman’ı seçecek olsam kesinlikle onu dinleyip itaat edersin!” dedi.

Sonra Hz. Osman’a yönelerek, ona da buna benzer sözler söyledi. Her ikisinden de misak (yani kesin söz) aldıktan sonra:

“–Ey Osman kaldır elini!” dedi ve ona bey’at etti. Hz. Ali (r.a) da bey’at etti. Sonra kapılar açıldı ve Medine halkı da gelip Hz. Osman’a bey’at ettiler.” (Buhârî, Ashâbu’n-Nebî, 8; Cenâiz, 96; Cihâd, 174; Tefsir, 59/5, Ahkâm, 43)