Hayızlı Kadının Cildine Dokunmak

September 17, 2016 in Buhârî'de Temizlik

Hz. Âişe vâlidemiz (r.a) şöyle buyurur:

“Nebiyy-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’le birlikte -her ikimiz de cünüp iken- bir kaptan yıkanırdık. (Âdet gördüğümde) O’nun emri üzerine peştamal bağlardım, hayızlı olduğum hâlde (mübârek) tenlerini tenime dokundururlardı. Aynı şekilde O (Mescid’de) itikâfa girmişken, ben de (odamda) hayızlı iken, mübârek başlarını halvetgâhlarından uzatırlardı da ben yıkardım.”(Buhârî, Hayz, 5)

***

Hz. Âişe vâlidemiz (r.a) şöyle buyurur:

“İçimizden (yâni Ümmehât-ı Mü’minînden) biri hayızlı olup Nebiyy-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz de onun cildine dokunmayı arzu ettikleri zaman ona hayzın hemen bidâyetinde iken (veya hayzı çokça olurken bile) peştamal bağlamasını emreyler ve ondan sonra cildini cildine temas ettirirlerdi. Ancak sizin hanginiz, Nebiyy-i Muhterem Efendimiz (s.a.v) kadar nefsine mâlik olabilir ki?!”(Buhârî, Hayz, 5)

Şerh:

Bu son sözden anlaşıldığına göre Hz. Âişe vâlidemiz, nefsine hâkim olamayacak kişinin, hayızlı hanımının cildine temas etmesini mekruh görüyor.

Hayızlı kadınla cinsî münâsebette bulunmak haramdır, büyük günahtır. Bu büyük günahı işleyen kimsenin, derhal tevbe edip bir daha yapmamaya azmetmesi, sıkıca karar vermesi lâzımdır. Bâzı âlimlere göre ayrıca keffâret vermesi de îcâb eder. Kimine göre yarım dînâr, kimine göre bir dînâr keffâret vermeli, kimine göre de bir köle âzâd etmelidir. 1 Dînâr, 4,25 gr altına tekâbül eder.

Bu haram fiili unutarak, hayızdan haberi olmadan, haram olduğunu bilmeden veya ikrâh ile (zor kullanılarak tehdit altında) irtikâb eden kimseye ise günah yoktur.