İçine Pislik Düşen Yağ ve Suyun Hükmü

Meymûne (r.a) şöyle buyurur:

“Rasûlullâh (s.a.v) Efendimiz’e, (donmuş) yağın içine düşüp ölmüş fârenin hükmü soruldu. Efendimiz (s.a.v):

«‒Fâre ile etrâfındakini alıp atınız, geri kalan yağınızı da yiyiniz!» buyurdular.”(Buhârî, Vudû’, 67)

Şerh:

Yağ donmuş hâlde ise böyle yapılır. Sıvı ise yağın hepsi necis olur. Hanefîlere göre bu yağdan, yemenin dışındaki hususlarda istifade edilebilir.

***

Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyet edildiğine göre Nebiyy-i Mükerrem Efendimiz (s.a.v) şöyle buyururlar:

“Müslümanın Allah yolunda alacağı her yara, Kıyâmet günü yeni açıldığı andaki hâliyle kan fışkırıyor gibi görünür; rengi kan rengi, fakat kokusu misk kokusudur.”(Buhârî, Vudû’, 67)

Şerh:

Bu hadîsin bu bâb altına alınması şu yöndendir:

Nasıl ki su, içine necâset düşüp rengi, kokusu ve tadı değişince, yaratılışta kendisine verilen sıfatlar değiştiği için kullanılamaz hâle geliyorsa aynen bunun gibi necis olan kan, Allah yolunda şehîd olmak sûretiyle değişip misk gibi oluyor. Bu sebeple de şehidin kanı yıkanmıyor, kıyamet günü şehidin şerefini herkese îlân etsin diye olduğu gibi bırakılıyor. Allah yolunda dökülen kanın mânâsı değişiyor. Yaratılışta kendisine verilen çirkin vasıf, gıpta edilecek bir hâle geliyor ve misk gibi güzel koku neşretmeye başlıyor.

Allah’ın kudreti, kanı miske çevirebilir; tıpkı insanların kötülüklerini haseneye çevirdiği gibi…

Kanın sıfatı değiştiğinde güzelleştiği gibi, suyun da vasıfları değiştiğinde temiz olmaktan çıkar, necis olur.

 

%d bloggers like this: