İsbâğu’l-Vudû’: Abdesti Güzelce Almak

September 19, 2016 in Buhârî'de Temizlik

Üsâme bin Zeyd (r.a) şöyle anlatır:

“Rasûlullâh Efendimiz (s.a.v) Arafat’tan hareket ettiler. Vâdiye girince inip küçük abdest bozdular. Ardından abdest aldılar, ancak bu abdesti hafifçe aldılar. Ben:

 «‒Namaz mı kılacağız ey Allah’ın Rasûlü?» diye sordum.

«‒Namaz ileride!» buyurdular. Tekrar bineklerine bindiler. Müzdelife’ye varınca inip abdest aldılar. Lâkin bu sefer abdesti güzelce, hakkını vererek aldılar. Sonra namaz için kâmet getirildi, Efendimiz (s.a.v) Akşam Namazı’nı kıldırdılar. Ondan sonra herkes devesini kendi konağına çökertti. Sonra Yatsı Namazı için kâmet getirildi, Efendimiz (s.a.v) namazı kıldırdılar. İkisi arasında hiçbir (sünnet) namaz kılmadılar.” (Buhârî, Vudû’, 6)

Şerh:

Abdesti hafif almak, fazla ovalamadan, üçten az yıkayarak, suyu az kullanarak almak demektir.

İsbâğu’l-vudû’ ise abdesti tam almak, yıkarken mübâlâğa yapmak, dirseklerden ve ayak bileklerinden biraz daha yukarılara kadar yıkamak, âzâları iyice temizlemek demektir.

el-İsbâğ: Bir şeyi tamamlamak ve ikmâl etmek mânâsınadır. İsbâğu’l-Vudû’ bundan alınmıştır ki, suyu her uzva gerektiği kadar ve hakkıyla verip tam ve kâmil bir abdest almaktır.[1]

Abdest alırken suyu abdest yerlerine ulaştırmak ve her uzva hakkını tam vermek, farzdır. Üç defa yıkamak, be­yazlığı ve nûru artırmak için farz olan yerlerden daha fazlasını yıkamak, kirleri ovalamak sûretiyle âzâları tertemiz yapmak ise sünnet, müstehâb ve âdâb kısmını teşkîl eder.


[1] Bkz. Kâmûs Tercümesi.