Sonsöz

July 15, 2013 in Ebedi Kurtuluş Yolu

Târih boyunca ilâhî din, insanlar tarafından bozulup içine batıl inançlar karıştıkça Cenâb-ı Hak onu yenilemiş, kullarına yol gösterecek, faydalı cevher ile faydasız köpüğü birbirinden ayıracak peygamberler göndermiştir. Yani bütün ilâhî kanunlar ve peygamberler bir altın zincirin halkaları gibi birbiriyle irtibatlı olup aynı kaynaktan gelmiştir. Bunun son halkasını ise Kur’ân-ı Kerîm ve Hz. Muhammed -sallallâhu aleyhi ve sellem- teşkil eder.

Biz bu kitapçıkta İslâm hakkında uçsuz bucaksız deryadan bir damla misali çok öz malumat vermeye çalıştık. İslâm’ın insana, tabiata, hayata, dünyaya ve âhirete bakışını imkânımız nisbetinde ele almaya gayret ettik. İslâm’ı inceleyip araştırdıktan sonra müslüman olan insanların tecrübelerini naklettik. Pek çok insan, araştırmaları neticesinde İslâm’ın, aslı bozulmamış son ilâhî din olduğu sonucuna varmıştır. Bu şekilde uzun araştırmalar neticesinde müslüman olan insanların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Üst üste biriken bu tecrübelerin yanlış olma ihtimali yoktur. Sayısız tecrübeyle elde edilen bir netice şüphesiz doğrudur.

İslâm derinlemesine incelendiğinde onun, bizim naklettiklerimizden başka daha nice güzelliklere sahip olduğu görülecektir. Maalesef bugün İslâm, bilerek veya bilmeyerek yanlış öğretilmekte ya da üzeri örtülmeye çalışılmaktadır. Akıllı bir insana yakışan, İslâm’ı, peşin hükümlerden uzak ve tarafsız olarak doğru kaynaklardan bir bütün hâlinde öğrendikten sonra karar vermektir.

Cenâb-ı Hak bütün insanlığa dünya ve âhiret saâdeti lûtfeylesin! Dünya hayatı bitmeden en doğru yolu bularak bize tanınan imtihan süresini en verimli şekilde değerlendirmeyi hepimize nasip eylesin! Elinizdeki eseri de bu yoldaki sebep ve vasıtalardan biri kılsın!.

Âmîn!.

سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَۚ. وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَل۪ينَۚ. وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ

“Senin izzet sahibi Rabbin, onların isnat etmekte oldukları vasıflardan yücedir, münezzehtir. Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun! Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun!” (Sâffât, 180-182)