Âl-i İmrân 185

September 10, 2013 in Âl-i İmrân

كُلُّ نَفْسٍ ذَاۤئِقَةُ الْمَوْتِ وَاِنَّمَا تُوَفَّوْنَ اُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَمَنْ زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَاُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَاۤ اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ ﴿185﴾

185. “Her canlı ölümü tadacaktır. Amellerinizin karşılığı ancak kıyamet günü tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konulursa, gerçekten o kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, geçici ve aldatıcı bir faydadan başka bir şey değildir.”

Tefsir:

185. Bütün canlılar ölecek ve amellerinin esas karşılığını tam olarak âhirette alacaklardır. Bu dünyada muhtelif sebeplerle iyilik ve kötülüklerin karşılığı tam olarak verilmez. Zira dünya, imtihan âlemidir, âhiret de hesap ve karşılık mahallidir. Bu sebeple, iyiliğinin karşılığını hemen göremeyenler üzülmemeli, kötülüğüne karşılık bulmayanlar da buna aldanmamalıdır. Îmanla ölerek cehennemden kurtulup cennete nâil olabilenler, en mühim maksatlarına kavuşmuşlardır. Zaten Hz. Ali (r.a) de, “تَمَام النِّعْمَةِ: Nimetin tamamlanması” ifadesini bu şekilde tefsir etmiştir. (Beydâvî, Envâru’t-Tenzîl, I, 201, [Bakara, 150])

Rasûlullah (s.a.v):

“Cennette bir kamçının kapladığı yer, hiç şüphesiz dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır. Dilerseniz şu âyet-i kerimeyi okuyun!” buyurmuş ve ardından bu 185. âyeti tilâvet etmişlerdir. (Tirmizî, Tefsir, 3/3013. Bkz. Buhârî, Cihâd, 73)

Yine bir hadis-i şeriflerinde:

“Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konulmak isterse; ölümünü, Allah’a ve âhiret gününe îman ederek karşılasın ve diğer insanlara, kendisine yapılmasını istediği şekilde muâmele etsin!” (Müslim, İmâre, 46; Nesâî, Bey’at, 25)

Hâdiseye bu yönden bakıldığında, insanın dünyaya bakışı değişir. Buna göre dünya hayâtı, âhiret saâdetine nâil olmak için kullanılacak bir vâsıta hükmündedir. Âhiret kazancını hesaba katmadan sırf dünyalık elde etmek için çalışmak ise insanı aldatan değersiz bir ticâret malı gibidir. Dış görünüşü îtibariyle câziptir, ancak hakikatte içi çürümüş, bozulmuş ve işe yaramaz hâle gelmiştir. Kısa bir süre istifade edildikten sonra ölümle faydası nihâyete erer ve kullanılmaz hâle gelir. En mühim gâyesi dünyalık toplamak olan kimse, ölümle yüzleşince ne büyük bir aldanış içinde olduğunu idrak eder.

Bu hakikatleri idrak ederek dünyaya bakışımızı düzeltmeliyiz. Dünyada nice imtihanlarla karşılaşabiliriz ki bunların karşılığını ancak âhirette alabiliriz. İşte Cenâb-ı Hak, mü’minleri tesellî ve ehl-i kitâbın az önceki iddialarına cevap olarak şöyle buyuruyor: