C. İSLÂM’DA BAZI YASAKLAR ve ZARARLARI

September 10, 2013 in Ebedi Kurtuluş Yolu

Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerim’de hoş ve temiz şeylerden istifâde etmeyi kullarına helal kılmış ve bunları yasaklamak isteyenleri azarlamıştır. Sonra da, kendisinin insanların faydasına olan şeyleri yasaklamayıp sadece zararlı şeyleri haram kıldığına işaret ederek şöyle buyurmuştur:

“De ki: Rabbim açığıyla, gizlisiyle tüm çirkinlik ve hayâsızlıkları, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı… haram kılmıştır.” (A‘râf, 33)

Günahlar ve haramlar, insanı maddî ve mânevî olarak helâke sürükleyen zehirler mesâbesindedir. Fakat şeytan ve nefis, onları süsleyerek insanlara tatlı ve hoş gösterir. Buna aldanan insanlar da nihayetinde mânevî hayatlarını perişân ederler. Hâlbuki helâl olan şeyler daha çok ve daha faydalıdır. Zira, “Eşyada aslolan ibâhadır.” Yani bir şeyin haram olduğuna dâir kuvvetli bir dînî delil yoksa o helâldir. Bu sebeple haram ve yasak olan şeyler istisnâ kabilinden çok azdır. Bununla birlikte İslâm, her yasağın meş­rû zeminde alternatifini, daha iyi ve temiz olanını da göstermiştir. Ancak ne hikmetse insanoğlu, bunca helal şeyi bırakıp belirli sayıdaki haramlara heveslenir.

Zaruretler, beklenmedik şartlar, zorlamalar ve hayatî tehlikeler karşısında bazı yasakların geçici olarak ve ihtiyaç miktarınca ihlâline müsâade edilir.[1] Ancak zarûret ve ihtiyacın tâyin ve takdirinde indî ve ferdî kana­atlerden ziyade şer‘î ve objektif ölçülerin esas alınacağı muhakkaktır.

İslâm’ın koyduğu yasakların maksadı ferdî ve içtimaî olarak insanları hertürlü sapmadan ve yanlıştan korumak, huzur içinde yaşa­malarını ve Rablerinin katına temiz bir alınla çıkmalarını temin etmektir. Bu itibarla İslâm’ın yasakları, onun rahmet dini olmasının tabiî bir îcâbı ve neticesidir.

Öte yandan İslâm dini itikadî, ahlâkî ve hukukî umdeleri birbiriyle irtibatlandırarak makul bir bütünlük ve denge içerisinde birlikte takdim etmiştir. Ortaya koyduğu itikadî ve ahlâkî esasları, zaman zaman hukukî mü­eyyidelerle desteklemiştir.

İslâm’ın koyduğu haramların bildiğimiz veya bilemediğimiz pek çok hikmet ve sebebi vardır. Bu yasaklara uymak her şeyden önce kulun Rabbi karşısında ciddî bir imtihan vermesidir. Bunun yanında, dinî bir yasağa uymak, kullara dünyevî ve uhrevî pek çok fayda temin eder. Cenâb-ı Hakk’ın insanlara bu yöndeki merhamet ve şefkatine misâl olmak üzere birkaç haramdan ve onların zararlarında bahsetmek yerinde olacaktır:



[1] Bkz. Bakara, 173; Mâide, 3, 60; En‘âm, 145; Nahl, 115.