6. Kadere İman

September 10, 2013 in Ebedi Kurtuluş Yolu

Allah Teâlâ, kullarının yaptığı bütün işleri ve diğer mahlûkâtın hepsi ile ilgili şeyleri, ileride olacağı şekilde ezelde bilir. Ve her şey zamanı geldiğinde Allah’ın daha önceden bildiği şekilde meydana gelir. Burada bazılarının zannettiği gibi cebir, yani insanları bir işe zorlama yoktur. Zira Allah Teâlâ, ulûhiyetinin gereği kullarının ileride yapacağı işleri ve mülkünde meydana gelecek şeyleri bilmelidir. Aksi takdirde O’nun için bir noksanlık söz konusu olurdu.

İnsanlar irade sahibi ve hür olup, cebir altında değillerdir. Allah ezeli ilmiyle geçmişi ve geleceği bildiği için olacakları önceden yazmıştır. Bilmek yapmak değildir. Güneş’in tutulacağı saat ve dakika hesaplanabiliyor. Lâkin Güneş, ilim adamları önceden bildiği için tutulmuyor. Güneş zaten tutulacaktır, ancak ilim adamları bunu araştırıp önceden biliyorlar. Bir şeyin olacağını önceden bilip yazmak ve zamanı geldiğinde onu yaratmak farklıdır, o şeyi yapmayı isteyip harekete geçmek farklıdır. İnsan hür iradesiyle bir şeyi yapmak ister, Allah da imtihan gereği onu serbest bıraktığı için istediği fiili yaratır. Ancak iyi ve doğru fiillerden râzı olurken, kötü fillerden râzı olmaz.[1]



[1] Akâid mevzûlarında tafsîlât için bkz. http://www.islamicpublishings.net/images/book/ingilizce/islamimanibadet_ing.pdf