Mescidde Cünüb Olduğunu Hatırlayan, Teyemmüm Almadan Hemen Çıkar
Ebû Hüreyre (r.a) şöyle buyurur:
“Bir defâsında namaz için kâmet getirildi. Herkes ayakta iken saflar düzeltildi. Ondan sonra Rasûlullâh Efendimiz (s.a.v) hücresinden yanımıza geldi. Namazgâhında durunca cünüb olduğunu hatırladı. Bize: «Yerinizde durun!» diye işâret buyurdu. Sonra odasına dönüp yıkandı. Başından su damlayarak yanımıza geldi. Tekbîr aldı. Biz de O’nunla birlikte namaz kıldık.” (Buhârî, Gusül, 17)
Şerh:
İmâm Buhârî, bu rivâyetten, mescide girince gusül abdesti olmadığını hatırlayan kimsenin hemen geri çıkabileceğini, teyemmüm yapması gerekmediğini çıkarıyor.
Tâbiînden bâzı âlimler ise bu durumda hemen teyemmüm yapıp mescidde gusülsüz yürünmemesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Gusülsüz namaza yaklaşılmaması emrinden, namaz kılınan yerlere de yaklaşmamayı anlamışlardır.
Ebû Hanîfe’ye göre bir yolcunun gusül abdesti alması gerekse ve su da mescidin içinde olsa, önce teyemmüm edip öyle mescide girer ve suyu alıp çıkar.
Bazı âlimler, mescidde uyurken ihtilâm olan kimsenin de hemen bulunduğu yerde teyemmüm alıp öyle dışarı çıkması gerektiğini söylemiştir.
Namaza dururken safları düzeltmenin müstehap olduğunda icmâ vardır.