Hayızlı, Geçirdiği Namazları Kazâ Etmez
Kadınlardan biri Hz. Âişe (r.a) vâlidemize:
“‒Kadın, temiz olduktan sonra (hayız zamânında kaçırdığı) namazlarını kazâ etmeli mi?” diye sormuş.
Âişe (r.a):
“‒Sen Harûriyye fırkasından mısın (ki böyle söylüyorsun)? Biz, Nebiyy-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) ile birlikte iken âdet görürdük de bize bunu emretmezdi.”
Diğer rivâyette “Bunu yapmazdık.” cevâbını vermiş. (Buhârî, Hayz, 20)
Şerh:
Diğer bir rivayette, Muâze bint-i Abdullah el-Adeviyye (r.a), Hz. Âişe’ye suâlini “Hayızlı neden orucu kaza ediyor da namazı etmiyor?” şeklinde sormuştur.
Cevaptan anlaşılıyor ki, namazı kazâ etmemeye ruhsat verilmesi, hafifletmek içindir: Günde beş defa tekerrür eden bir ibâdeti kaza etmek kolay değildir. Ramazan orucu ise yılda bir kerre farz olur. Sene içinde birkaç günlük orucu kazâ etmek daha kolaydır.
Harûriyye, Kûfe yakınındaki Harûra köyüne mensûb Hâricîler fırka-i dâllesidir. Bu tâifenin ilk toplantısı orada olduğu için kendilerine Harûrîler de denilmiştir. Bunlar dîn işinde sertlik tarafını tuttuklarından pek çirkin dalâletlere sapmışlardır. Ezcümle, hayızlı kadının, hayız zamanında geçen namazları kaza etmesinin vâcib olduğunu söylerlerdi ki, bu görüş İcmâ-ı Ümmet’e muhâliftir.
Câbir ve Ebû Saîd (r.a)’dan gelen rivâyetlerde Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) hayızlı kadının namaz kılmayacağını ve oruç tutmayacağını beyan etmiştir. (Buhârî, Savm, 41; Temennî, 3)
Ebu’z-Zinâd (r.a) şöyle buyurur:
“Sünnetler (yani dinde tâbî olunan meşru fiil, yol ve sağlam Nebevî metodlar) ile şerʻî hususlar, çoğu zaman re’yin (kıyâsın) hilâfına olur. Müslümanların, onlara tâbî olmaktan başka çareleri olmaz. Bunlardan biri de: Hayızlı kadın, o günlerde tutamadığı oruçları kazâ eder ama kılamadığı namazları kazâ etmez.” (Buhârî, Savm, 41)