Kadınların Eğitimi İçin Husûsî Bir Vakit Tâyin Etmek
Ebû Saîd el-Hudrî (r.a) şöyle buyurur:
“Bir defâsında kadınlar:
«‒Yâ Rasûlâllâh, (sözlerinizi dinlemek için) erkeklerden bize meydan kalmıyor. Bir gününüzü bize tahsîs edebilir misiniz?!» dediler.
Rasûlullâh (s.a.v) onlara bir gün verdiler ve kadınlar o gün Huzûr-ı Risâlet-Penâhî’ye geldiler. O da kendilerine vaaz edip bâzı şeyleri emrettiler. Buyurdukları sözler meyânında:
«‒Bir kadın evlâdından üç tânesini kendinden evvel âhirete yollarsa, mutlakâ onun için Cehennem’e karşı bir perde (siper) meydana gelir!» sözü de vardı.
Kadınlardan biri:
«‒İki tâne (gönderirse de aynı şey olur mu?)» dedi.
Efendimiz (s.a.v):
«‒İki tâne (gönderirse de aynı şey olur.)» buyurdular.”
Ebû Hüreyre (r.a)’den vârid olan diğer rivâyette: “Bülûğ çağına varmamış üç evlâd.” kaydı vardır. (Buhârî, İlim, 35)
Şerh:
Kadınların eğitimi için farklı bir zaman ve mekân tâyin ederek onların erkeklerle karışmasına meydan vermemek îcâb eder.
Rasûlullâh (s.a.v):
“(Mescid’in bu kapısını kadınlara ayırsak!” buyurmuşlardı.
Nâfi (r.a) der ki: “İbn-i Ömer (r.a), bundan sonra ölünceye kadar o kapıdan hiç girmedi.” (Ebû Dâvûd, Salât, 53/571)
Rasûlullâh (s.a.v) Efendimiz şöyle buyururlar:
“Allâh Teâlâ Bakara sûresini iki âyetle sona erdirmiştir ki, bunları bana arşın altındaki bir hazineden vermiştir. Bunları öğreniniz, kadınlarınıza, çocuklarınıza belletiniz, öğretiniz! Çünkü bunlar hem salâttır, hem duadır, hem Kur’ân’dır” (Dârimî, Fedâilü’l-Kur’ân 14; Ahmed, IV, 147, 151; V, 180)