Abdesti Güzelce Almak İsbâğu’l Vudû’ (79. Hadis-i Şerif Dersi)

Abdesti Güzelce Almak / İsbâğu’l-Vudû’

Üsâme bin Zeyd (r.a) şöyle anlatır:

“Rasûlullâh (s.a.v) Arafat’tan hareket etti. Vâdiye girince inip küçük abdestini bozdu. Ardından abdest aldı, ancak bu abdesti hafifçe aldı. Ben:

 «‒Namaz mı kılacağız ey Allah’ın Rasûlü?» diye sordum.

«‒Namaz ileride!» buyurdu. Yine bindi. Müzdelife’ye varınca inip abdest aldı. Lâkin bu sefer abdesti güzelce hakkını vererek aldı. Sonra namaz için kâmet getirildi, Efendimiz (s.a.v) Akşam namazını kıldırdı. Ondan sonra herkes devesini kendi konağına çökertti. Sonra Yatsı namazı için kâmet getirildi, Efendimiz (s.a.v) namazı kıldırdı. İkisi arasında hiçbir (sünnet) namaz kılmadı.” (Buhârî, Vudû’, 6)

Şerh:

Abdesti hafif almak, fazla ovalamadan, üçten az yıkayarak, suyu az kullanarak abdest almak demektir.

İsbâğu’l-vudû’ ise abdesti tam almak, yıkarken mübâlâğa yapmak, dirseklerden ve ayak bileklerinden biraz daha yukarılara kadar yıkamak, âzâları iyice temizlemek demektir.

el-İsbâğ: Bir nesneyi itmam ve ikmâl eylemek ma’nâsınadır… İsbâğu’l-Vudû’ bundan alınmıştır ki, suyu her uzva gereği gibi hakkı üzere verip itmam ve ik­mâl eylemekten ibarettir (Kâmûs Tercümesi)

Abdest alırken suyu abdest yerlerine ulaştırmak ve her uzva hakkını tam vermek, farzdır. Üç defâ yıkamak, be­yazlığı ve nûru artırmak için farz olan yerlerden daha fazlasını yıkamak, kirleri ovalamak sûretiyle âzâları pampâk ey­lemek ise sünnet, müstehâb ve âdâb kısmını teşkîl eder.