Abdest Alana Yardımcı Olmak (97. Hadis-i Şerif Dersi)

Abdest Alana Yardımcı Olmak

Muğîre bin Şuʻbe (r.a) Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz ile birlikte bir seferde bulunmuş. Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) bir ara kazâ-yı hâcet için gitmiş. Abdest aldığı zaman suyunu Muğîre dökmeğe başlamış. (İşte bu abdestde) Efendimiz (s.a.v) yüz ve ellerini yıkamışlar ve başları ile mestleri üzerine mesh buyurmuşlar. (Buhârî, Vudû’, 35)

Şerh:

Bu sefer Tebük seferi idi. Mestler üzerine meshetmenin mensuh olmadığı bu rivayetle de sâbittir. Zira Tebük seferi Nebiyy-i Ekrem Efendimiz’in en son gazvesidir.

Fahr-i Kâinât Efendimiz (s.a.v), umumiyetle iki hususta işlerini hiç kimseye tevdî etmezdi. Bunlar, gece namaza kalktığında abdest suyunu dökmek ve sadaka isteyene sadaka vermekti. O, sadakayı fakire bizzat kendi eliyle verirdi. (İbn-i Sa’d, I, 369; İbn-i Ebî Şeybe, I, 178)

Abdullâh bin Abbâs (r.a) anlatıyor: Peygamber Efendimiz (s.a.v) ne abdest suyunu ne de vereceği sadakasını kimseye yük etmezdi. Abdest suyunu hazırlar, sadakasını bizzat verirdi. (İbn-i Mâce, Tahâret, 30)

Allah Rasûlü’nün hassâsiyeti böyle idi, ancak abdest alırken ihtiyaç hâlinde, birinden yardım almak veya abdest alan birine yardımcı olmak da câizdir.