Elbisedeki Kanı Yıkamak
Esmâ bint-i Ebî Bekir (r.a) şöyle buyurur:
“Bir kadın Nebiyy-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’e gelip:
«‒(Yâ Rasûlâllâh!) Birimiz elbîsesi üzerinde hayz eseri görürse ne yapsın, ne buyurursunuz?» diye sordu.
Rasûlullâh (s.a.v):
«‒Elbîsesini eliyle ovaladıktan sonra üzerine su döküp sıkar. Sonra üzerine azar azar su döker. Ondan sonra onunla namazını kılar.» buyurdular.” (Buhârî, Vudû’, 63)
Şerh:
İmâm-ı Şâfiî’nin sahih olan rivâyetine nazaran soru soran kadın, Esmâ (r.a)’nın kendisi imiş.
*
Hz. Âişe (r.a) şöyle buyurur:
“Fâtıma bint-i Ebî Hubeyş (r.a) Rasûlullâh (s.a.v) Efendimiz’in yanına gelip:
«‒Yâ Rasûlâllâh, ben istihâzaya müptelâ bir kadınım. Temizlenemiyorum, namazı terk mi edeyim?» diye sordu.
Rasûlullâh Efendimiz (s.a.v):
«‒Hayır! Bu hayız değildir, bir damardan gelen kandır. Senin asıl hayızının başlama zamânı geldiği vakit namazı bırak, kesilme zamânı gelince de kanını yıkadıktan (ve guslettikten) sonra namaz kıl. Ondan sonra hayız vaktin gelinceye kadar her namaz için abdest al!» buyurdular. (Buhârî, Vudû’, 63)