EBÛ BEKİR DE O’NA TÂBÎ OLDU

Talha b. Ubeydullah (r.a) şöyle anlatır:

“Busra Panayırı’nda bulunduğum esnâda bir râhip insanlara:

«−İçinizde Harem halkından kimse var mı?» diye soruyordu.

«−Evet! Ben varım.» dedim.

Râhip:

«−Ahmed zuhûr etti mi?» diye sordu.

Ben:

«−Hangi Ahmed?» dedim.

Râhip:

«−Ahmed b. Abdullah b. Abdülmuttalib! O, Mekke’de zuhûr edecektir, peygamberlerin sonuncusudur. Harem’den çıkarak, hurmalık, taşlık ve çorak bir yere hicret edecektir. O’na koşmanı tavsiye ederim!» dedi.

Râhibin söyledikleri kalbime tesir etti. Oradan hemen ayrılıp Mekke’ye geldim:

«−Yeni bir hâdise oldu mu?» diye sordum.

«–Evet, var! Abdullah’ın oğlu Muhammedü’l-Emîn, peygamber olduğunu iddiâ ediyor. Ebû Bekir de ona tâbî oldu.» dediler. (İbn-i Sa’d, III, 215)

Hz. Ebû Bekir, o günlerde Allah Rasûlü (s.a.v) Efendimiz’e tâbî olmakla tanınmıştı. Müşrikler onun müslüman olmasını kabullenmek istemiyorlardı.