Abdurrahman b. Hubâb (r.a) anlatıyor:
Rasûlullah (s.a.v), ashâbını Ceyşü’l-Usre’ye[1] yardım etmeleri için teşvik ederken ben de yanındaydım. Osman b. Affân (r.a) ayağa kalktı ve:
“–Ey Allah’ın Rasûlü! Allah yolunda çuluyla ve semeriyle yüz deve benden!” dedi.
Rasûlullah (s.a.v) ordu için bağışta bulunmaya tekrar teşvik etti. Hz. Osman yine kalkıp:
“–Ey Allah’ın Rasûlü! Allah yolunda çuluyla ve semeriyle iki yüz deve benden!” dedi.
Rasûlullah (s.a.v) tekrar teşvikte bulundu. Osman (r.a) yine kalktı ve:
“–Ey Allah’ın Rasûlü! Allah yolunda çuluyla ve semeriyle üç yüz deve benden!” dedi.
Rasûlullah (s.a.v)’i minberden inerken gördüm, hem iniyor hem de:
“Osmân’a (bu fedâkârâne infâkı sebebiyle) bundan sonra yapacağı hiçbir şey zarar vermez! Osmân’a bundan sonra yapacağı hiçbir şey zarar vermez!” buyuruyordu. (Tirmizî, Menâkıb, 18/3700; Ahmed, V, 63)
Bu rivâyet Hz. Osman’ın cömertliğini ve Allah yolunda infâkın ne kadar makbûl ve mağfirete vesile olduğunu göstermektedir.
[1] Ceyşü’l-Usre: Zorluk ordusu mânâsına gelir. Tebük Seferi’ne çıkan orduya, şartların zorluğu sebebiyle bu isim verilmiştir.