Şüphesiz Hz. Ali’nin en çok sevdiği künyesi “Ebû Türâb” idi. Bu künye ile çağrıldığında çok sevinirdi. Çünkü ona bu ismi Rasûlullah (s.a.v) vermişti:
Hz. Ali (r.a), birgün Hz. Fâtıma (r.anhâ) vâlidemize kızarak evden çıkmış ve mescide gidip duvarın kenarına yatmıştı. Allah Rasûlü (s.a.v) onu arayarak mescide geldi. Birisi:
“–İşte Ali, duvarın dibinde yan üstü yatıyor” dedi.
Efendimiz (s.a.v), Hz. Ali’nin yanına vardığında, sırtına toprakların yapıştığını gördü. Nebiyy-i Ekrem Efendimiz bir taraftan eliyle Hz. Ali’nin sırtındaki toprakları siliyor, bir taraftan da:
“–Kalk ey Ebû Türâb! Yâni toprak babası, toprağa bulanan kimse!” buyuruyordu. (Buhârî, Edeb, 113; Salât, 58)
Hz. Ali’ye “Ebû Türâb” künyesinin verilmesiyle alâkalı şöyle bir rivâyet de vardır:
Hz. Ali (r.a) Fâtıma (r.anhâ) vâlidemize kızdığı zaman ona bir şey demez, hoşlanmayacağı bir söz söylemezdi. Sadece biraz toprak alıp başına saçardı. Rasûlullah (s.a.v) onun üzerinde toprak görünce Hz. Fâtıma’ya kızdığını anlar:
“–Ebû Türâb, neyin var?!” buyururdu. (İbn-i Hişâm, II, 237)