1. Mustafa Cem‘î

Mustafa Cem‘î, Ömer Lütfi Efendi’nin rahle-i tedrisinde bulunmuş, ondan bütün dini ilimleri okuyarak İslam’ın tebliğ ve neşrine mezun kılınmış bir kişidir. Döneminin meşhur âlimleri arasında yer almıştır. Muhammed b. Pir Ali Birgivî[1] tarafından toplanan ve yedisi şerh edilen kırk hadisin kalan otuz üçünü Muhammed b. Mustafa el-Akkirmanî[2] tamamlamıştır. Fıkhı meseleleri, diğer bir takım dini hususları ve birçok ibretli hikâyeleri içine alan bu kıymetli eseri Mustafa Cem‘î tercüme etmiştir. Tercüme ettiği eserinin başına Mustafa b. Halil ez-Zağravî’nin Arapça olan Risaletü’t Teavvüz ile Risaletü’l-Besmele’nin tercümelerini, bir takım ilavelerde bulunarak koymayı uygun bulmuştur.



[1] Birgili diye de bilinmektedir. 929/1523’da Balıkesir’de doğdu. Asıl adı Takiyyüddin Mehmed’dir. Medrese tahsilini bitirdikten sonra bazı medreselerde müderrislik yaptı. Camilerde vaaz vererek halkı Kur’an ve sünnete uymaya da’vet etti. Osmanlılar döneminde yetişmiş seçkin bir alim olması yanında dinî ve ahlâkî şahsiyeti bakımından da mükemmel bir insandı. Son derece dürüst ve tavizsiz bir alimdi. Her seviyedeki yöneticileri ve görevlileri kusurlarından dolayı cesaretle tenkit etmiştir. 981/1573 tarihinde bir İstanbul seyahati sırasında vebaya yakalanarak hicrî yıla göre 52 yaşında vefat etti ve Birgi’ye defnedildi. Tarîkat-ı Muhammediyye gibi çok kıymetli ve meşhur eserleri bulunmaktadır. (Bkz. DİA, “Birgivî” mad; İslâm Âlimleri Ansiklopedisi, XIII, 321-343)

[2] Kefevî Hacı Hamîd Mustafa’nın oğludur. Asıl adı Mehmed’dir. 1753’de İzmir, 1758’de Mısır kadısı oldu. Sarây-ı Humâyun hocalığında bulundu. 1759’da Mekke kadılığına tayin olundu ve Ağustos 1760 (Muharrem 1174) tarihinde vefat etti. Bilhassa aklî ilimlerde derin bilgi sahibi olan Akkirmani’nin kelâm, felsefe, hadis, fıkıh, tefsir ve dil konularında bazıları basılmış birçok eseri vardır. (DİA, “Akkirmanî” mad. İslâm Âlimleri Ansiklopedisi, XV, 281-282)