Ebû Bekir (r.a), Mıstah isimli bir fakire devamlı yardımda bulunurdu. Hz. Âişe vâlidemize ağır iftiraların atıldığı İfk Hâdisesi’nde onun da müfterîlerin başında yer aldığını görünce, bir daha ona ve âilesine iyilik yapmayacağına dâir yemin etti. Hz. Ebû Bekir’in yardımı kesilince Mıstah ve âilesi perişan bir hâle düştüler. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak şu âyet-i kerîmeyi inzâl buyurdu:
“İçinizden fazîletli ve servet sâhibi kimseler, akrabâya, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere (mallarından) vermeyeceklerine dâir yemin etmesinler; affetsinler, bağışlayıp geçsinler. Allah’ın sizi affetmesini istemez misiniz? Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.” (en–Nûr, 22)
Bunun üzerine Ebû Bekir (r.a):
“–Ben elbette Allah’ın beni affetmesini isterim!” diyerek yapmış olduğu hayra devâm etti. Yemini için de keffâret verdi. (Buhârî, Meğâzî, 34; Müslim, Tevbe, 56; Taberî, Tefsîr, II, 546)