Hz. Ömer, kızı Hafsa’nın dul kaldığı zamandan bahisle der ki:
“Osman b. Affân ile karşılaştım ve ona Hafsa’dan söz ederek «İstersen kızımı sana nikâhlayayım» dedim. Osman:
«–Hele bir düşüneyim» dedi.
Aradan birkaç gün geçtikten sonra karşılaştığımızda, «Şimdilik evlenemeyeceğim.» dedi.
Sonra Ebû Bekir’e rastladım. Ona da:
«–İstersen sana kızım Hafsa’yı nikâhlayayım» dedim. O ise sustu; ağzını açıp bir söz dahi söylemedi. Bu sebeple ona, Osman’dan daha fazla gücendim.
Aradan birkaç gün geçtikten sonra Hafsa’ya, Nebiyy-i Ekrem (s.a.v) talip oldu. Ben de kızımı ona nikâhladım. O sıralarda Ebû Bekir’le karşılaştığımızda bana:
«–Kızınla evlenmemi istediğinde sana cevap vermediğim için bana gücenmiş olabilirsin?!» dedi. Ben:
«–Evet!» dedim.
Ebû Bekir (r.a) şunları söyledi:
«–Bana bu konuyu açtığında sana cevap vermeyişimin sebebi, Hz. Peygamber’in Hafsa ile evlenmekten bahsetmiş olmasıdır. Onun için cevap vermedim. Elbette ki Rasûlullah’ın sırrını ifşâ edemezdim. Şayet Nebiyy-i Muhterem, Hafsa ile evlenmekten vazgeçseydi, o zaman teklifini kabul ederdim.»” (Buhârî, Nikâh 33, 36, 46, Megâzî 12; Nesâî, Nikâh 30)