Peygamber Efendimiz’in kızı ve Hz. Osman’ın zevcesi Ümmü Gülsüm (r.anhâ) Hicret’in 9. senesinde vefat etti.
Rasûlullâh (s.a.v), Hz. Ümmü Gülsüm’ü yıkayacak olanlara, onu üç, beş kere veya daha çok yıkamalarını, yıkanırken onun na’şının yeşil hurma dallarıyla örtülmesini emir buyurdu. Yıkayıcılara, bir de peştemal verdi.
Hz. Ümmü Gülsüm’ü Allah Rasûlü’nün halası Hz. Safiyye yıkadı. Esmâ bint-i Umeys ve Ümmü Atiyye de yıkamaya yardım ettiler.
Hz. Ümmü Gülsüm’ün cenaze namazını Peygamber Efendimiz kıldırdı ve kabrinin başına oturdu, gözleri yaşardı.
Osman (r.a), Hz. Ümmü Gülsüm’ün vefatına çok üzüldü ve ağladı.
Rasûlullah (s.a.v), Hz. Osman’ın gam ve kederle dolu bir şekilde dalgın dalgın yürüdüğünü gördü. Onu yanına çağırdı ve fısıldayarak:
“–Osman, üçüncü bir kızım daha olsaydı onu da sana nikâhlardım” buyurdu.[1]
[1] Bkz. İbn Sa’d, III, 41; VIII, 38-39; Heysemî, IX, 83; Taberî, Târih, III, 155; Belâzurî, Ensâbu’l-eşrâf, I, 401; İbn Abdilber, el-İstiâb, IV, 1952-3; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ğâbe, II, 291, VII, 384; İbn Hacer, el-İsâbe, IV, 489; Diyarbekrî, Târîhu’l-hamîs, II, 140.