Birgün, Peygamber Efendimiz’in sevgili torunu ve Hz. Osman’ın oğlu olan altı yaşındaki Abdullah’ın yüzünü ve gözünü bir horoz gagalamıştı. Yavrucağın yüzü şişti ve ağır bir şekilde hastalandı. Tutulduğu bu hastalıktan kurtulamayarak vefat etti.
Abdullah’ın cenaze namazını Rasûlullâh (s.a.v) kıldırdı. Hz. Osman da oğlunu kabre indirdi.
Allah Rasûlü (s.a.v) Abdullah’ın kabrinin başına bir taş dikti. Gözleri yaşarmış olduğu hâlde şöyle buyurdu:
“–Yüce Allah, kullarından merhametli ve yufka yürekli olanlara rahmet eder!” (İbn-i Sa’d, III, 53-54, VIII, 36; Belazurî, Ensâb, I, 401)