EFENDİMİZ SÜTÜ İÇİNCE RAHATLADIM

Berâ (r.a) şöyle anlatır:

Hz. Ebû Bekir Sıddîk, babamdan on üç dirheme bir semer satın aldı ve:

“–Berâ’ya söyle de onu bizim eve götürüversin.” dedi.

Babam:

“–Hayır! Müşrikler peşinizde sizi ararken Rasûlullah (s.a.v) ile Mekke’den Medîne’ye nasıl hicret ettiğinizi anlatıncaya kadar olmaz.” dedi.

Bunun üzerine Ebû Bekir (r.a) hicret yolculuğunu şöyle anlattı:

“–(Mağaradan ayrıldık ve) yola çıktık. O gece ve ertesi gün yürüdük. Öğle olunca bir gölge bulabilir miyim diye çevreye göz attım. Baktım ki yakında bir kaya görünüyor ve biraz gölgesi var. Hemen gölgenin olduğu yeri düzelterek Rasûlullah (s.a.v) için oraya bir yaygı serdim.

«–Buyurun yâ Rasûlallah! Biraz istirahat edin!» dedim.

Nebî (s.a.v) istirahate çekildi. Sonra herhangi bir gelen var mı diye etrafı süzdüm, bir de baktım ki bir koyun çobanı, koyunlarını kayaya doğru sürüyor. O da benim gibi gölge arıyor.

«–Sen kimin çobanısın?» diye sordum, Kureyş’ten bir isim söyledi. Bahsettiği kişiyi tanıyordum.

«–Koyunlarda süt var mı?» dedim, “Evet” dedi.

«–Peki bize biraz süt sağabilir misin?» dedim, “Tabii, hay hay!” dedi. Bunun üzerine sürüden bir koyun yakaladı. Ona, ellerini ve koyunun memesini iyice silip temizlemesini söyledim. Ellerini birbirine vurarak temizledi. Bir miktar süt sağıp bana verdi. Yanımda Rasûlullah (s.a.v) için bir matara taşıyordum, ağzını da bezle kapatmıştım. Ondan sütün üstüne su dökerek alt tarafını biraz soğuttum. Sonra da onu Rasûlullah (s.a.v)’in yanına getirdim. Efendimiz uykudan uyanmıştı. Kendisine takdim ederek:

«–Buyrun yâ Rasûlallah, için!» dedim.

Efendimiz (s.a.v) sütü içti, ben de böylece biraz rahatladım…” (Buhârî, Ashâbu’n-Nebî, 2; Ahmed, I, 2)

Allah Rasûlü (s.a.v) Efendimiz’in rahat etmesi ve doyması Hz. Ebû Bekir için en büyük bahtiyarlık ve sürûr sebebiydi.