Rasûlullah İle Akrabalık Bağım Kesildi!

Peygamber (s.a.v) Efendimiz birgün Mescid-i Nebevî’nin girişinde Hz. Osman (r.a) ile karşılaşmıştı. Ona:

“–Seni son derece üzgün görüyorum!?” buyurdu.

Hz. Osman (r.a):

“–Yâ Rasûlallah! Bana olan, hiç kimsenin başına gelmedi. Rasûlullah (s.a.v)’in kızı vefat edince, O’nunla aramdaki hısımlık ve akrabalık bağı kesilmiş oldu!” dedi.

Allah Rasûlü (s.a.v):

“–Ey Osman! İşte Cebrâîl (a.s); Rukıye’nin kızkardeşi Ümmü Gülsüm’ü de aynı miktarda mehirle ve ona yaptığın hayat arkadaşlığı gibi bir arkadaşlık yapmak üzere sana nikâhlamamı, Yüce Allah tarafından bana emretti” buyurdu.

Böylece Allah Rasûlü (s.a.v), kızı Fâtıma’nın büyüğü olan Hz. Ümmü Gülsüm’ü Hicretin 3. senesinde Hz. Osman’a nikâhladı.[1]

Fahr-i Kâinât (s.a.v) Efendimiz:

“Osman ile Ümmü Gülsüm’ü ancak semâdan gelen vahiyle evlendirdim” buyurmuştur. (Heysemî, IX, 86)



[1] Bkz. İbn Mâce, Mukaddime, 11/110; İbn Sa’d, VIII, 83; Belâzurî, Ensâbu’l-eşrâf, I, 402, İbn Esîr, Üsdü’l-ğâbe, VII, 384.