Şakir Ahmed Paşa’nın, tek tek bilgi verdiği 114 Sûreden bir örnek verelim:
“Sûretü’l-Bakara Medeniyyetün
Bakara sûresidir bâğ-ı kerem Mert isen hıfzına kıl bezl-i himem.
Âyetidir ikiyüz seksen beş Bazıları heft dedi bazısı şeş.
On bir âyette asâtin-i ricâl İhtilafât ile bast etti makâl.[1]
Bu tanıtımdan sonra Arapça olarak ihtilaflı âyetleri ve ihtilaf eden kıraat mezheplerini kaydeder. Yüz on dört sûre bu minvalde tamamlandıktan sonra otuz cüz’ün nerelerden başladığını bildirmeye başlar:
Vasat-ı kelimeyi fasl etme sakın Yek nefesde ânı eyle icrâ
Ol Fâtiha cüz’ü evvel Cüz’ü sânî seyeqûlü’s-süfehâ[2]
Dahi tilke’r-rusül[3] olmuş sâlis Bakara içre bu cüz’eyn şehâ
Len tenâlü[4] ise cüz’ü rabi’ Âl-i İmran’da olur feyz-ârâ
***
Ol sûre-i Mülk oldu belî Cüz’ü bîset ü nehm ey merd-i Hudâ.
Otuzuncusu dahî Amme imiş İrdi pâyâna fetmü’l-eczâ.[5]
mısraları ile eser nihayet bulmaktadır.
Bu kitap İstanbul’da Takvimhane-i Âmire’de 1269 senesinde basılmıştır ve 54 sahifeden oluşmaktadır. Süleymaniye Kütüphanesi M. Arif – M. Murad Bölümü 167/2 numara ve M.Ü. İlahiyat Fakültesi Kütüphanesi Genel Bölümü 1759 numarada bulunmaktadır.