1. Muallim Ömer Nâcî Efendi İstanbûlî

Osmanlı tabakat kitaplarında bazıları için medenî, şehrî gibi tanımlamalar yapılmaktadır. Muallim Naci için de kullanılan bu sıfat bu zatların şehirlerde doğup büyüdüklerini ifade etmektedir. Zira Osmanlı âlimlerinin birçoğu Anadolu’nun köylerinde doğmuş ve çeşitli yerlerinde ilim tahsil etmişlerdir. Muallim Naci bir müddet ufak tefek memuriyetlerle taşrada bulunduktan sonra İstanbul’a dönerek edîbâne eserlerini neşretmeye başlamıştır. Mekteb-i Sultânî ve Hukuk fakültesinde edebiyat muallimliğinde bulunmuştur. Kırk dört yaşlarında iken 1310 Ramazanında İstanbul’da irtihal ederek Sultan Mahmud Adlî türbesi haziresine defn olunmuştur.

Dil ve edebiyat kaideleri hakkındaki bilgisi şairiyet kabiliyetine göre daha fazladır. Ömrünün sonunda vak’anüvis-i Âl-i Osman memuriyeti ile şereflendirmiştir. Bu hizmete tayin olunduğunu müteakib Şehname tarzında yazmağa başladığı manzum Osmanlı târîhinden ancak birkaç padişah yazabilmiştir. Bundan başka eserlerinden bir kısmı ise şunlardır:

a. Muammây-ı İlâhî Yahud Bazı Süver-i Kur’âniyenin Evâilindeki Hurûf-i Teheccî, İstanbul, 1302/1885, Matbaa-i Ebüzziya, 47 sayfa, Fahreddîn Râzî’den tercüme.[1]

b. İ’caz-ı Kur’ân,

c. Tefsîr-i Sûre-i İhlas,

d. Ta‘lîm-i Kıraat, İstanbul 1310/1893, 1 c.’de 4 c.

e. Lüğât-ı Osmaniye,

f. Mecmua-i Muallim,

g. Istılâhât-ı Edebiyye vs.[2].



[1] Bursalı, a.g.e., c. II, s. 422-426; Yücer, a.g.e., s. 798.

[2] Osmanlı Müellifleri, 2/422; Celal Tarakçı, Muallim Nâcî, Ankara 1994.