Rasûlullah Efendimiz r Hayber Savaşı’nda şöyle buyurdular:
“Bu sancağı, Allah’ı ve Rasûlü’nü seven, Allah’ın fethi kendisine nasip edeceği bir yiğide vereceğim.”
Ömer t der ki:
“Emirliği o günkü kadar hiçbir zaman arzu etmedim. Beni çağırır ümidiyle Rasûlullah’a kendimi göstermeye çalıştım durdum. Rasûlullah Efendimiz r Ali bin Ebû Tâlib’i çağırdılar. Sancağı ona teslim ederek şöyle buyurdular:
“–Yürü, Allah fethi müyesser kılıncaya kadar sağa-sola bakınma!”
Ali t derhal hareket etti, sonra durdu ve arkasına dönmeden (gözlerini hedeften ayırmadan) seslendi:
“–Ey Allah’ın elçisi, onlarla ne (yapmaları) için savaşayım?”
Peygamber Efendimiz r şöyle buyurdular:
“–Onlarla, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet getirmelerine kadar savaş. Bunu yaptıkları an, -dinin yasaklarını çiğnemedikçe- kanlarını ve mallarını senden korumuş olurlar. Asıl hesapları(nı görmek ise) Allah’a aittir.” (Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe 33. Bkz. Buharî, Fedâilü’l-Ashâb 9)