İbn-i Abbâs v şöyle der:
Hz. Ömer vefât ettiğinde, nâşı serîrin üzerine konulmuştu. Kaldırılmadan önce insanlar etrâfını çevirmiş duâ ediyor, namaz kılıyorlardı. Ben de içlerindeydim. Bir kişinin omzumu tutmasıyla irkildim. Baktım ki Hz. Ali t idi. Hz. Ömer için rahmet diledi ve duâ etti. Sonra da şöyle dedi:
“–Senden sonra, yaptığı amellerin benzerini yaparak Allah’a kavuşmayı arzu ettiğim başka bir kimse kalmadı. Allah’a yemin ederim ki Allah’ın seni iki arkadaşınla birlikte kılacağını (kabirlerinizin yan yana olacağını ve Cennet’te beraber olacağınızı) biliyordum. Çünkü çoğu zaman Rasûlullah r Efendimiz’in:
«–Ben, Ebû Bekir ve Ömer gittik; ben, Ebû Bekir ve Ömer girdik; ben, Ebû Bekir ve Ömer çıktık» buyurduklarını işitirdim.” (Buhârî, Ashâbu’n-Nebî, 6; Ahmed, I, 109, 112)
Hz. Ömer t hançerlendiğinde Hz. Ali t şöyle demiştir:
“–İsterdik ki kendi ömrümüzden vererek Hz. Ömer’in ömrünü uzatabilelim!” (Ebû Nuaym, Hilye, III, 199)