Nasıl Hüküm Verilir?

Hz. Ali t şöyle anlatır:

“Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) beni Yemen’e gönderdiler. Ben:

“–Yâ Rasûlallah, ben genç biri olduğum hâlde onların arasında hükmetmem için mi gönderiyorsunuz? Ben, hükmetmek nedir bilmem ki!” dedim.

Bunun üzerine Rasûlallah Efendimiz r mübarek eliyle sadrıma vurdular. Sonra da:

“Allah’ım! Bunun kalbini doğruya hidâyet eyle, lisânını hak üzere sâbit kıl!” diye duâ ettiler.

“–Ondan sonra iki kişi arasında hüküm verirken hiç tereddüt etmedim.” (İbn-i Mâce, Ahkâm, 1. Bkz. Ebû Dâvûd, Akdıye, 6/3582; Hâkim, III, 146/4658)

Bu uğurlama esnâsında Rasûlullah Efendimiz r Hz. Ali’ye şu tavsiyede bulundular:

“İki hasım önüne oturduklarında, birinciyi dinlediğin gibi ikinciyi de dinlemedikçe kesinlikle hüküm verme! Böyle yapman, nasıl hüküm vereceğinin açıkça ortaya çıkması için daha münâsib bir davranıştır.” (Ebû Dâvûd, Akdıye, 6/3582; Ahmed, I, 90, 111; İbn-i Sa‘d, II, 337)