Ahzâb Sûresi’nin şu âyet-i kerimesi nâzil olmuştu:
“Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah’tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir edâ ile konuşmayın! Sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Mâruf üzere, uygun, ciddî ve ağır başlı bir şekilde konuşun! Evlerinizde oturun, eski câhiliye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın! Namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Rasûlü’ne itaat edin! Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden, sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.” (Ahzâb, 32-33)
Allah Rasûlü r, bundan sonra altı ay boyunca sabah namazına giderken Hz. Fâtıma ve Hz. Ali’nin kapısına uğrayıp:
“–Namaza kalkın ey Ehl-i Beyt! «Allah sizden, sâdece günâhı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor»“ buyurdular. (Tirmizî, Tefsîr, 33/3206)
Aynı şekilde, ebedî hayâtın en mühim sermâyelerinden biri olan teheccüd namazı için Rasûlullah r bazı geceler seher vaktinde Hz. Ali t ile Fâtıma’nın kapısını çalıp:
“−Namaz kılmayacak mısınız?” buyurmuşlardır. (Buhârî, Teheccüd, 5; Ahmed, I, 77)