Harp

Hz. Ali t diyor ki:

Ben, harbi darbı seven bir adamdım. Oğlum doğduğu zaman ona Harb ismini vermiştim. Rasûlullah Efendimiz r geldiler ve:

“–Bana oğlumu gösterin! Ona ne isim verdiniz?” buyurdular.

Harb ismini koydum” dedim.

“–Hayır, o Hasan’dır!” buyurdular.

İkinci oğlum doğduğu zaman ona yine Harb ismini verdim. Rasûlullah Efendimiz r geldiler ve:

 “–Bana oğlumu gösterin! Ona ne isim verdiniz?” buyurdular.

 “Harb ismini koydum” dedim.

“–Hayır, o Hüseyin’dir!” buyurdular.

Üçüncü oğlum doğduğu zaman ona da Harb ismini verdim. Rasûlullah Efendimiz r gelip:

“–Bana oğlumu gösterin! Ona ne isim verdiniz?” buyurdular.

 “Harb ismini koydum” dedim.

“–Hayır, o Muhassin’dir! Ben bu torunlarıma Hz. Harun’un oğulları olan Şebber, Şübeyr ve Müşebbir’in isimlerini koydum” buyurdular. (Ahmed, I, 98, 118; Heysemî, XIII, 52)

Süryanîce olan bu isimler Hasan, Hüseyin ve Muhassin ile aynı mânaya gelmektedir. (Ethem Cebecioğlu, Tasavvuf Terimleri, s. 669-670)