Hz. Ali t şöyle buyurur:
“Hz. Fâtıma c, babasına âilesinin en sevgili olanı idi. Değirmen çevirdiği için elinde, kırba ile su taşıdığı için boynunda yaralar oluşur, evin temizliğiyle meşgul olurken de üstü başı toz toprak içinde kalırdı. Bir ara Allah Rasûlü’ne bâzı köleler getirilmişti. Hz. Fâtıma’ya:
«–Babana gidip bir hizmetçi istesen!» dedim. Hz. Fâtıma gitti, Peygamber Efendimiz’in, yanındaki bâzı kimselerle konuşmakta olduğunu gördü ve geri döndü. Ertesi gün Rasûlullah r Fâtıma’ya gelerek:
«–Kızım ihtiyâcın ne idi?» diye sordular. Fâtıma sükût edip cevap vermedi. Ben araya girip:
«–Ben anlatayım ey Allah’ın Rasûlü!» deyip meseleyi anlattım. Bunun üzerine Rasûlullah Efendimiz r:
“–Ey Fâtıma! Allah’tan kork! Allah’ın farzlarını edâ et! Âilenin işlerini yap! Yatağına girince otuz üç kere sübhânallah, otuz üç kere el-Hamdü lillah, otuz dört kere Allahu ekber, de! Böylece hepsi yüz yapar. Bu senin için hizmetçiden daha hayırlıdır.” buyurdular. Hz. Fâtıma c:
«−Allah’tan ve Allah’ın Rasûlü’nden râzıyım!» dedi. Rasûlullah r ona hizmetçi vermedi.” (Ebû Dâvûd, Harac, 19-20/2988. Bkz. Buhârî, Ashâbü’n-Nebî, 9, Humus, 6; Nefekât, 6, 7; Deavât, 11)
Hz. Ali t o günden sonra bu zikri hiç ihmâl etmediğini söylerdi. Bunu duyan biri, Hz. Ali’ye, hayatındaki en mühim hâdiselerinden biri olan Sıffîn Savaşı’nı hatırlatarak:
“–Sıffîn gecesinde de mi okudun?” diye sordu. Hz. Ali t:
“–Evet, Sıffîn gecesinde de okudum” cevabını verdi. (Müslim, Zikr, 80)