Hz. Hasan (r.a) Muâviye ile anlaştıktan sonra Medine’ye dönmeden evvel Hâricî Ferve bin Nevfel el-Eşcâî isyanı zuhur etti. Muâviye, Hz. Hasan’dan bu isyâna müdahale etmesini isteyince Hasan (r.a) ona şu cevâbı verdi:
“‒Eğer ben ehl-i kıbleden her hangi biriyle savaşmaya istekli olsaydım ilk önce seninle savaşırdım. Bu ümmetin sulh ve sükûn içinde yaşamasını arzu ettiğim için seni ve seninle savaşmayı terk ettim!” (İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, s. 466; Varol, Hz. Hasan, s. 154)
Hz. Hasan (r.a) savaşı sevmeyen, sulhtan hoşlanan bir şahsiyetti. Burada o karakterini ortaya koymuştu. Ama Hâricîler gibi diğer Müslümanlara karşı taşkınlık yapan fırkaları hakka döndürmek için bazen savaş zarûrî hâle gelebilir. Nitekim Hz. Ali (r.a) onlarla savaşmıştı.