Hz. Ali’nin oğlu Hasan (r.a), sadaka edilen hurmalardan birini alıp ağzına atmıştı.
Bunu gören Rasûlullah Efendimiz (s.a.v):
“‒Tü, tü! At onu!. Bizim zekât ve sadaka yemediğimizi bilmiyor musun?” buyurdular. (Buhârî, Zekât, 60, Cihâd, 188; Müslim, Zekât, 161)
Bir rivayete göre şöyle buyurdular:
“‒Bize zekât ve sadaka helâl değildir, bilmiyor musun?” (Müslim, Zekât 161)
Allah Rasûlü (s.a.v) Efendimiz ve O’nun birinci dereceden akrabaları zekât ve sadakayı aslâ almazlar ama hediyeyi kabul ederlerdi. Bunun çok derin hikmetleri vardır. Zekât ve sadaka malın kiridir. Öndeki insanların bunu alması onları küçültür, kalplerdeki duyguları bulandırır ve pek çok sûizanlara sebep olur. Hediyeleşmek ise muhabbeti artırır.