Aldığım Maaşları Geri Ödeyin!

Ebû Bekir (r.a), önceki hayâtında olduğu gibi halifeliği esnâsında da gâyet sâde bir hayât yaşamıştı. Vefâtı esnâsında, kendisine ait bir arâzi parçasının satılarak hilâfeti müddetince aldığı maaşların devlet hazinesine geri ödenmesini vasiyet etti. (İbn-i-Esîr, el-Kâmil, II, 428-429)

Ebû Bekir (r.a) Mekke’de malını İslâm uğruna bezletmiş, hicret ederken de kalanını yanına alarak âilesine hiç birşey bırakmamıştı. Zîrâ ileride ne ile karşılaşacaklarını bilmiyor ve İslâm’ın tebliği için çok mala ihtiyâçları olacağını tahmin edebiliyordu. Daha sonra İslâm kuvvetlenip ganimetler gelmeye başladığında ve Ebû Bekir (r.a) halîfe olduğunda, o, bu dâvâ uğruna harcadığı mallarını telâfî yoluna gitmedi. “Çilesini çektik nimetini de yiyelim” diye bir düşünceye hiç kapılmadı. Sırf Allah için infâk etti ve tertemiz Rabbine gitti.