Ebû Bekir (r.a) bir gün Fahr-i Kâinât Efendimiz’in huzuruna girmek için izin istediği sırada, kızı Âişe’nin Hz. Peygamber’e karşı yüksek sesle konuştuğunu duydu. İçeri girince kızını tokatlamaya kalkışarak:
“−Allah Rasûlü’ne karşı nasıl sesini yükseltirsin.” dedi.
Rasûlullah (s.a.v), Hz. Ebû Bekir’e mâni oldu. O da öfkeyle dışarı çıktı. Ebû Bekir (r.a) ayrılınca Efendimiz, Hz. Âişe’ye:
“–Gördün mü, seni babanın elinden nasıl kurtardım!” buyurdu.
Hz. Ebû Bekir birkaç gün sonra tekrar Allah Rasûlü’nün huzuruna çıkmak için izin istedi. İçeri girdiğinde Rasûlullah (s.a.v) ile kızının barıştıklarını görünce:
“−Beni savaşınıza karıştırdığınız gibi barışınıza da dâhil edin!” dedi.
Kâinâtın Fahr-i Ebedîsi de:
“–Kabul ettik, seni aramıza kattık.” buyurdu. (Ebû Dâvûd, Edeb, 84/4999)