Câbir (r.a) anlatıyor:
“Biz Peygamber Efendimiz ile birlikte namaz kılarken yiyecek maddesi taşıyan bir kervan geldi. Cemaatte bulunanlar, (hüküm süren kıtlık ve ihtiyaçları sebebiyle) kervanı karşılamaya koştular. Câmide on iki kişi kaldı. Hz. Ebû Bekir ve Ömer (r.a) da kalanlar arasındaydı. Bu durum üzerine şu âyet nâzil oldu:
“Onlar bir ticâret ve eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona giderler ve seni ayakta bırakırlar. De ki: Allah katındaki lutuflar, eğlenceden ve ticâretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (Cuma, 11) (Tirmizî, Tefsir, 62/3311. Krş. Buharî, Tefsir, 62/2, Büyü 6, Cum’a 38; Müslim, Cum’a 36)
Hz. Ebû Bekir (r.a) için Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz’in yanında bulunmaktan daha büyük bir haz yoktu. O’nunla birlikte olmayı her şeye tercih ederdi.