Sıddîk

Hz. Âişe (r.a) şöyle anlatır:

“Nebiyy-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) geceleyin Mescid-i Aksâ’ya götürüldüklerinde sabahleyin bunu insanlara anlatmaya başladılar. Bunun üzerine, O’na daha evvel iman edip tasdik eden insanlardan bazıları irtidat ettiler. Müşriklerden bazıları hemen bu haberi Ebû Bekir (r.a)’e ulaştırdılar ve:

«–Arkadaşını yine tasdik edecek misin? O geceleyin Beyt-i Makdis’e götürüldüğünü söylüyor!» dediler.

«–Bunu söylediler mi?» dedi.

«–Evet!» dediler.

«–Eğer öyle olduğunu söyledilerse mutlaka doğrudur.” dedi. Müşrikler:

«–Yani O’nun gece Beyt-i Makdis’e gidip sabah olmadan tekrar buraya geldiğini tasdik ediyor musun?!» dediler.

Ebû Bekir (r.a):

«–Evet! Ben O’nu, inanılması bundan daha zor olan hususlarda bile tasdik ediyorum. Sabah akşam kendisine semadan haber geldiğini söylüyorlar da onu bile tasdik ediyorum!» dedi.

Bu sebeple Ebû Bekir es-Sıddîk diye isimlendirildi.” (Hâkim, III, 65/4407)