Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz’in vefâtından sonra Ebû Bekir (r.a), Hz. Ömer’e:
“–Haydi, Allah Rasûlü’nün yakını olan Ümmü Eymen’i ziyârete gidelim, Rasûlullah (s.a.v)’in yaptığı gibi biz de onu ziyâret edelim!” dedi.
Yanına vardıklarında Ümmü Eymen (r.a) ağlamaya başladı. Onlar:
“–Niçin ağlıyorsun? Efendimiz için Allah katındaki nîmetlerin çok daha hayırlı olduğunu bilmiyor musun?” dediler.
Ümmü Eymen (r.a):
“–Ben onun için ağlamıyorum. Zira Allah Teâlâ’nın katındaki nîmetlerin, Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) için dünyadan daha hayırlı olduğunu bilmiyor değilim. Lâkin ben, semâdan inen vahyin kesilmiş olmasından dolayı ağlıyorum!” dedi.
Cenâb-ı Hakk’a ve O’nun kelâmına karşı hissedilen engin muhabbeti gösteren bu sözler, Ebû Bekir (r.a) ile Hz. Ömer’i de duygulandırdı. Ümmü Eymen ile birlikte onlar da ağlamaya başladılar. (Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe, 103)