Allah Va’dini Mutlaka Yerine Getirecektir!

Hz. Ömer (r.a) şöyle anlatır:

“Bedir günü Rasûlullah (s.a.v) müşriklere baktı, onlar bin kişiydiler. Ashâbı ise üç yüz on dokuz kişi idi. Hemen kıbleye yönelip, ellerini kaldırdı. Rabbine sesli olarak şöyle yakarmaya başladı:

«Ey Allah’ım! Bana olan va’dini yerine getir. Allah’ım! Bana zafer ihsân et! Ey Allah’ım! Eğer ehl-i İslâm’ın bu topluluğunu helâk edersen artık yeryüzünde Sana ibâdet edecek kimse kalmayacak!»

Ellerini kaldırmış bir vaziyette tazarru ve niyazlarına öylesine devâm etti ki ridâsı omuzundan düştü. Bunu gören Ebû Bekir (r.a), yanına gelerek ridâsını aldı, omuzuna attı ve yaklaşıp:

“–Ey Allah’ın Rasûlü! Rabbin’e olan niyâzın kâfidir! Allah Teâlâ sana olan va’dini mutlaka yerine getirecektir!” dedi.

O esnâda Aziz ve Celil olan Allah Teâlâ şu âyet-i kerîmeyi inzâl buyurdu:

«Hatırlayın ki, siz Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da, “Ben peşpeşe gelen bin melek ile size yardım edeceğim” diyerek duanızı kabul buyurmuştu.» (el-Enfâl, 9)

Gerçekten Hak Teâlâ Hazretleri o gün mü’minlere meleklerle yardım etti.” (Müslim, Cihâd, 58. Krş. Buhârî, Megâzî, 4)

Akabinde Rasûlullah Efendimiz (s.a.v):

«Yakında o cemiyet bozulacak, onlar arkalarını dönüp kaça­caklardır.»[1] âyetini okuyarak çadırdan dışarı çıktılar.” (Buhârî, Meğâzî, 4)

Hz. Ömer (r.a) şöyle buyurur:

“Bu âyet Mekke’de nâzil olduğu zaman kendi kendime; «Acabâ hangi cemaat bozguna uğratılacak? Kime galebe çalınacak?» demiştim. Bedir günü gelip de Rasûlullâh (s.a.v) Efendimiz’in bu âyeti okuduğunu duyunca, hezîmete uğrayacağı bildirilen topluluğun Kureyş müşrikleri olduğunu anladım. Âyetin tefsîrini o gün öğrendim.” (İbn-i Sa’d, II, 25; İbn-i Kesîr, el-Bidâye, III, 312)



[1] el-Kamer, 45.