Zor Anlar

Hz. Âişe (r.a) der ki:

“Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) vefat edince Araplar irtidad etti, nifak kabardı. Babam Hz. Ebû Bekir’in üzerine çöken yük sabit dağların üzerine çökseydi, muhakkak onlar ufacık kalırlardı.” (Taberânî, Sağîr, II, 101)

Ebû Hüreyre (r.a):

“Eğer Ebû Bekir (r.a) olmasaydı, Muhammed (s.a.v)’in vefatından sonra ümmet-i Muhammed helak olurdu!” demiştir. (Süheylî, Ravdu’l-ünf, VII, 591)

Hz. Ebû Bekir (r.a) irtidâd edip de sonra tekrar İslâm’a dönenlerin hiçbirini fetihlere katmadı. Onları silahtan arındırdı. Çünkü daha yakın zamanda irtidat ettikleri için onlara güvenmiyordu. Bir de onlara ihtiyâcı olmadığını göstermek sûretiyle kendilerini cezâlandırıyordu. Diğer taraftan bunların İslâmî fetihlerin önünde görünmelerini istemiyordu. Zîrâ onlar, yeni fethedilen bölgelerin halkına, güzel bir “müslüman asker” modeli sergileyemezlerdi.[1]

 




[1] Ekrem Ziyâ Ömerî, Asru’l-Hilâfeti’r-Râşide, Riyâd, 1432, s. 356.