Hz. Ömer (r.a), vâli olarak tayin ettiği Ebû Mûsâ el-Eşʻarî’ye şöyle yazmıştır:
“Eğer eğlenmek istiyorsanız ok atmak sûretiyle eğlenin! Konuşmak istiyorsanız ferâiz üzerine konuşun!” (Hâkim, IV, 370/7952)
Yani miras taksimi gibi İslâm’ın mühim meseleleri üzerinde konuşarak size lâzım olan hükümleri iyice öğrenin! Lüzumsuz veya faydası az şeylerle vakit geçirmeyin!
Ebû Saîd mevlâ Ensâr şöyle anlatır:
Ömer (r.a) yatsı namazından sonra sohbet edenlere:
“‒Evinize dönün! Umulur ki Allah Teâlâ size yatmadan evvel nâfile namaz kılmayı veya teheccüde kalkmayı lûtfeder!” derdi.
Bir gün bizim yanımıza geldi. Ben İbn-i Mes’ûd, Übey bin Ka’b ve Ebû Zer (r.a) ile birlikte oturuyordum. Bize:
“‒Niçin oturuyorsunuz?” diye sordu. Biz de:
“‒Allah’ı zikretmek için oturduk!” dedik. Bunun üzerine o da bizimle beraber oturdu. (Tahâvî, Şerhu meâni’l-âsâr, IV, 330)
Ömer (r.a) şöyle buyururdu:
“Verimsizlik ve kuraklığın en büyüğü, yatsı namazından sonra konuşarak vakit zâyî etmektir. Ancak namaz kılmak ve Kur’ân kıraati bunun hâricindedir.” (İmâm Muhammed bin Hasan, el-Âsâr, Dâru’l-Kütübi’l-Ilmiyye, Beyrut, I, 367)