Kâbiliyetleri Keşfedip Geliştirin!

Ömer (r.a), Şam vâlisinden gelen talep üzerine Muaz ibn-i Cebel, Ubâde bin Sâmit ve Ebû’d-Derdâ’yı (r.a) oraya Kur’ân-ı Kerîm’i ve dînin ahkâmını öğretmek üzere gönderdi. Yola çıkmadan önce onlara şu tavsiyede bulundu:

“–Tebliğ ve tâlime Humus şehrinden başlayın! İnsanları farklı istidatlarda bulacaksınız. Bazıları vardır ki çok çabuk kavrar. Böylelerini tesbit ettiğinizde, insanların bir kısmını Kur’an öğrenmeleri için onlara yönlendirin! Humus’ta belli bir ilerleme kaydettikten sonra biriniz orada kalsın, diğeriniz Şam’a, öbürünüz de Filistin’e gitsin!”

Bu üç sahabî bir müddet Humus’ta birlikte hizmet ettikten sonra Ubâde (r.a) orada kaldı, Ebu’d-Derdâ (r.a) Şam’a, Muaz ibn-i Cebel (r.a) de Filistin’e gitti. Muâz (r.a) Filistin’de vebâdan vefât edince bu sefer Ubâde (r.a) oraya geldi. Ebu’d-Derdâ (r.a) ise hayatının sonuna kadar Şam’da kaldı. (İbn Sa’d, II, 357)

Hz. Ömer (r.a) şehirlere tâyin ettiği vâlilerin İslâm’ı yayma ve güzelce öğretme faaliyetleriyle iktifâ etmiyordu. Bilâkis onları, Medîne’den gönderdiği âlimlerle destekliyordu. Bu âlimlerle muhtelif tavsiye ve mektuplar da gönderiyordu. Meselâ içlerinde Abdullah bin Muğaffel (r.a)’in de bulunduğu 10 kişilik bir sahâbe heyetini Basra’ya, insanlara dînî ilimleri derinlemesine öğretmeleri için göndermişti.[1]

Aynı şekilde İmrân ibn-i Husayn (r.a)’i da Basra’ya, halkına İslâm’ı derinlemesine öğretmesi için göndermişti. İmrân (r.a) ashâbın fakîhlerinden biriydi.[2]

İslâm, onların firâsetli ve fedâkâr hizmetleri sâyesinde yayılmış ve bizlere kadar gelmiştir.



[1] İbn-i Hacer, İsâbe, IV, 243.

[2] İbn-i Hacer, İsâbe, IV, 705-706.