Bir Feryâd İşittik

Büreyde (r.a) anlatıyor:

Bir gün Hz. Ömer’in yanında oturuyordum. Bir feryâd işittik. Ömer (r.a) hizmetçisi Yerfe’ye:

“–Bak bakalım bu feryâd nedir?” dedi.

Yerfe’, hâdiseyi öğrenip geldiğinde:

“–Kureyşli bir kız çocuğu, köle olan annesi satılıyor diye ağlıyor” dedi.

Ömer (r.a):

“–Muhâcirleri ve Ensâr’ı bana çağır!” dedi.

Kısa sürede evin içi ve dışı doldu. Ömer (r.a) Allah’a hamd ü senâda bulunduktan sonra:

“–Muhammed (s.a.v) Efendimiz’in getirdiği dinde akrabalık bağlarını kesmek var mıdır?” diye sordu.

“–Hayır” dediler.

“–Fakat bu bugün aranızda yaygınlaşmış durumda!” dedi ve:

“Demek siz iş başına gelecek olursanız yeryüzünde bozgunculuk çıkaracaksınız ve akrabalık bağlarınızı koparacaksınız, öyle mi?”[1] âyetini okudu.

Daha sonra şunları söyledi:

“–Gözlerinizin önünde bir kızcağızın annesinin satılmasından daha çok akrabalık bağlarını parçalayan bir şey var mıdır? Kaldı ki Allah Teâlâ mâlî imkânlarınızı genişletti!” dedi.

Ashâb-ı kirâm:

“–Öyleyse bu hususta uygun gördüğün şeyi yap!” dediler.

Hz. Ömer de her tarafa, hür bir kimsenin annesinin satılmamasını, bunun akrabalık bağlarını kesmek olduğunu ve helâl olmadığını bildiren emirnâmeler gönderdi. (Hâkim, II, 497/3708)

O zamanlar kölelik, önceden beri var olagelen bir vâkıa idi. İslâm, köleliği tedrîcî bir usulle yavaş yavaş kaldırmıştır. Burada da Hz. Ömer’in kölelik hususundaki bir tatbîkâta kısıtlama getirdiği görülmektedir.



[1] Muhammed, 22.