Vazgeçtik Yâ Rab!

İçkinin haram kılınması tedricen olmuştur. Cenâb-ı Hak önce, içkinin zararının çokluğundan bahsetti ve mü’minlere sarhoş iken namaza yaklaşmamayı emretti. Bunun üzerine müslümanların büyük bir kısmı içkiyi bıraktılar. Bazıları da içki yüzünden karşılaştıkları nahoş durumlardan muzdarip durumdaydı. Ömer (r.a):

“Allah’ım! İçki hakkında bize açık ve kesin bir beyanda bulun!” diye dua ediyordu.

Allah Teâlâ, dördüncü merhalede:

“Ey îmân edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları, şeytanın murdar ve kötü işinden başka bir şey değildir! Bunlardan uzak durun ki felâh bulasınız! Şeytan, şarap ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin salmak, sizi Allah’ı zikretmekten ve namazdan alıkoymak ister. Artık bu murdar şeylerden vaz geçtiniz, değil mi?”[1] âyetlerini inzâl buyurdu.

Peygamber Efendimiz (s.a.v), Hz. Ömer’i çağırıp ona bu âyetleri okudu. “Artık vazgeçtiniz değil mi?” kısmına gelince Ömer (r.a):

“−Vazgeçtik! Vazgeçtik yâ Rab!” diyordu. Yalnız Hz. Ömer değil, bütün müslümanlar da:

“−Artık içkiden, kumardan vazgeçtik Rabbimiz!” dediler.

Bu âyetler nazil olunca, Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) bir münâdiye:

“−Haberiniz olsun, içki haram kılınmıştır!” diyerek Medine sokaklarında seslenmesini emrettiler.

Tulumları delinip boşaltılan ve küpleri kırılıp dökülen içkiler, Medine sokaklarında su gibi aktı!..

Daha sonra Rasûlullah Efendimiz (s.a.v):

“Muhakkak ki Allah içkiye, onu sızdırana, sızdırıldığı yere, içene, içirene, taşıyana, satana, satın alana, bedelini ve kazancını yiyene lânet etmiştir!” buyurdular.[2]



[1] el-Mâide 5/90-91.

[2]  Bkz. Ebû Dâvûd, Eşribe 1-3; Tirmizi, Tefsir, 5/3049; Nesâî, Eşribe, 1-2; Ahmed, I, 53, 316; II, 25, 351; Hâkim, II, 37, 305.