Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) bir gün şöyle buyurdular:
“Bir adam bir ineği götürürken üzerine bindi. İnek adama bakıp dile geldi ve:
«–Ben bunun için yaratılmadım, ben ziraat için yaratıldım» dedi.”
İnsanlar hayret ve korku ile:
“–Sübhânallah, konuşan bir inek hâ!” dediler.
Fahr-i Kâinât Efendimiz (s.a.v):
“–Buna ben inanırım, Ebû Bekir ve Ömer de inanırlar” buyurdular. (Müslim, Fedâilu’s-Sahâbe, 13)
Benzer bir hâdisede Allah Rasûlü (s.a.v) yine aynı ifâdeleri kullanmış ve o esnâda Ebû Bekir (r.a) ile Hz. Ömer’in orada bulunmadığı kaydedilmiştir. (Buhârî, Ashâbu’n-Nebî, 8)
Onlar, Allah Rasûlü (s.a.v) Efendimiz’e öylesine bağlı ve itimat hâlinde idiler ki ilk bakışta akla zıt görünen hallerde bile tereddütsüz ittibâ ederler, tam mânâsıyla O’na teslim olurlardı.