Allah’ın Kitabına Son Derece Bağlıydı

Abdullah ibn-i Abbâs (r.a) şöyle anlatır:

Uyeyne bin Hısn Medine’ye geldi ve yeğeni Hur bin Kays’a misâfir oldu. Hur, Hz. Ömer’in istişâre heyetinde idi. Zâten, genç yaşlı bütün âlimler (Kurrâ) Hz. Ömer’in danışma meclisinde bulunurlardı. Bu sebeple Uyeyne, yeğeni Hur bin Kays’a:

“–Yeğenim, senin devlet başkanı yanında itibarın yüksektir. Beni kendisiyle görüştür!” dedi.

Hur (r.a), Hz. Ömer’den izin aldı. Uyeyne, Hz. Ömer’in yanına girince:

“–Ey Hattâb oğlu! Allah’a yemin ederim ki, bize fazla bir şey vermiyorsun. Aramızda adâletle de hükmetmiyorsun!” dedi.

Ömer (r.a) hiddetlendi. Uyeyne’ye ceza vermek istedi. Bunu hisseden Hur (r.a):

“–Ey mü’minlerin emiri! Allah, peygamberine, “Af yolunu tut, iyiliği emret, câhillerden yüz çevir!”[1] buyuruyor. Benim amcam da câhillerdendir” dedi.

Allah’a yemin ederim ki, Hur (r.a) bu âyeti okuyunca Ömer (r.a), olduğu yerde kalakaldı, Uyeyne’yi cezalandırmaktan derhâl vazgeçti. Zâten Ömer (r.a), Allah’ın kitabına son derece bağlı idi. (Buhârî, Tefsîr, 7/5, İ’tisam 2)

Allah’ın âyeti okununca o heybetli halife, olduğu yere çakılıp kalmış, bir adım dahi ileri gitmemiştir. (İbn Abdilber, III, 1250-1251; İbn Esir, Üsüdü’l-Gâbe, I, 471-472; IV, 331)

İşte Allah’ın emir ve tavsiyeleri karşısında gösterilecek titizlik böyle olmalıdır. Ku’an’ın ahkâmına harfi harfine tâbi olmalı, onun çizdiği sınırlarda durup onları asla geçmemelidir.



[1] el-A’râf, 199.