Abdurrahmân ibn-i Abdülkâri şöyle anlatır:
Bir Ramazan gecesi Ömer ibnü’l-Hattâb (r.a) ile Mescid’e çıktım. Bir de baktık ki, insanlar dağınık vaziyette terâvîh namazı kılıyorlar. Kimisi kendi başına kılıyor, kimisi namaz kılarken bir kısım insanlar ona uyup namaz kılıyorlardı. Ömer (r.a):
“‒Bu insanları bir tek imamın arkasında toplamamın daha doğru alacağını düşünüyorum!” dedi.
Sonra buna azmetti ve insanları Übeyy ibn-i Kâʻb’ın arkasında topladı.
Başka bir gece yine Hz. Ömer’le birlikte Mescid’e çıktım. İnsanlar imama uymuş namaz kılıyorlardı. Ömer (r.a) bu manzarayı görünce:
“‒Bu, ne güzel bir bidʻat oldu…” buyurdu. (Buhârî, Terâvîh, 1. Krş. Buhârî, Halku ef’âli’l-ıbâd, Riyâd: Dâru’l-Meârif, s. 69; İbn-i Sa’d, Tabakât, V, 59)
Sâib ibn-i Yezid (r.a) şöyle der:
“Hz. Ömer (r.a), Übeyy ibn-i Kâ‘b (r.a) ile Temîm ed-Dârî’ye, (Ramazan geceleri) cemaate imam olarak 11 rekât namaz kıldırmalarını emretti. İmam namazda âyet sayısı yüz civârında olan (Yûsuf, İsrâ, Kehf gibi) sûrelerden okuyordu. Öyle ki, namaz çok uzun olduğu için bastonlara dayanıyorduk. Namazdan ancak şafak yükselmeye başlayınca dönüyorduk.” (Muvatta’, es-Salâtü fî Ramadân, 4)
Yezîd ibn-i Rûmân (r.a) der ki:
“Müslümanlar Ömer (r.a) zamanında Ramazan’da 23 rekât teravih namazı kılıyorlardı.” (Muvatta’, es-Salâtü fî Ramadân, 5)
Burada bahsedilen 11 rekâtın 8’i teravih, 3’ü vitir; 23 rekâtın da 20’si teravih, 3’ü vitirdir. Bu mevzûdaki rivâyetler toplu olarak mütalâa edildiğinde ashâb-ı kirâmın teravih namazını çoğu zaman 20 rekât, bazen de 8 rekât kıldığı anlaşılır.