Allah Rasûlü (s.a.v) Medine’ye hicret ettiği zaman hanımını ve kızlarını Mekke’de bırakmıştı. Daha sonra Zeyd b. Hârise ile Ebû Râfiʻi iki deve ve ihtiyaç duyacakları şeyleri almak üzere 500 dirhem parayla Mekke’ye gönderdi. Ebû Bekir de kılavuzları Abdullah b. Uraykıt’ı iki veya üç deve ile onlarla birlikte gönderdi. Oğlu Abdullah’a da; annesi Ümmü Rûmân’ı ve kızkardeşleri Âişe ile Esmâ’yı develere bindirerek getirmesi için haber yolladı. Ebû Râfî, Fâtıma’yı, Ümmü Gülsüm’ü ve Sevde bint-i Zemʻa’yı; Zeyd de Ümmü Eymen’i ve oğlu Üsâme’yi develere bindirdiler. Hz. Ebû Bekir’in oğlu Abdullah da annesini ve kardeşlerini alarak hep birlikte yola çıktılar ve Medine’ye hicret ettiler.[1]
Hz. Ebû Bekir Medine’ye hicret edince bir müddet Hârice b. Zeyd’in evinde misafir kaldı. Allah Rasûlü (s.a.v) muâhâtta onları kardeş yaptı. Hârice servetini onunla paylaşmayı teklif etti ancak o elinde kalan 5000 dirhem ile ticaret yapmaya başladı.[2] Bir müddet sonra da Hârice’ye damat oldu.
Medine’nin havası Hz. Ebû Bekir’in sıhhatine iyi gelmedi ve Bilal ile birlikte humma (sıtma) hastalığına yakalandılar. Kızı Âişe yanlarına varıp; “Babacığım, kendini nasıl hissediyorsun? Ey Bilal sen nasılsın?” diye sordu. Ebû Bekir (r.a) hastalığı şiddetlenince; “Her insana ailesi içinde «sabahın hayırlı olsun» denir, hâlbuki ölüm ona ayakkabısının bağından daha yakındır” derdi. Hz. Âişe gidip vaziyeti Rasûlullah’a haber verdi. Bunun üzerine Allah Rasûlü (s.a.v); “Allah’ım bize Medine’yi sevdir, tıpkı Mekke’yi sevdiğimiz gibi, hatta daha fazla! Onun havasını sıhhatli kıl…” diye dua etti.[3]
Hz. Ebû Bekir, Mekke’de olduğu gibi Medine’de de her zaman Rasûlullah (s.a.v) ile beraber oldu. Onun bütün seferlerine katıldı. Bunun dışında Allah Rasûlü hicretin 7. senesinde Hz. Ebû Bekir’i bir seriyyenin başına emir tayin ederek Necid’e gönderdi.[4] Benî Kilâb ve Fezâre kabilesi üzerine giden Ebû Bekir onlarla savaştı ve esirler aldı.[5] 9. senede hac emiri tayin edildi ki bu konu ileride ele alınacaktır.
[1] İbn Saʻd, VIII, 62-63; Fayda, “Ebû Bekir” mad., DİA, X, 103.
[2] Fayda, “Ebû Bekir” mad., DİA, X, 102-103.
[3] Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr, 46, Fedâilü’l-Medine, 11, Merdâ, 8, 22, 43; Müslim, Hacc, 480; Muvatta’, Câmi’ 14.
[4] Vâkıdî, Muhammed b. Ömer b. Vâkıd es-Sehmî el-Eslemî bi’l-velâ el-Medenî, Ebû Abdillah (v. 207/822), el-Meğâzî (I-III), thk. Marsden Jones, Beyrut: Dâru’l-Aʻlemî, 1409/1989, II, 722.
[5] İbn Saʻd, II, 117-118.